istedigin sey olmuyorsa zorlama zamani vardir

Peki bu yaklaşım sizce iş hayatında, özellikle satış stratejilerinde geçerli midir?

Eskiden olsa “Kesinlikle geçerli değil.” derdim.

“Vazgeçmemek” o kadar benlik bir durumdu ki…

Son aşamaya kadar sınırlarımı zorlar, yine de vazgeçmezdim. Kazanamadığım müşteriyi belli aralıklarla arar, alamadığım işin nedenini sorgular, bir şekilde peşini bırakmazdım.

Şu dönemde beni en iyi bilen, TMA’nın ruhunu en iyi tanıyan müşterilerim ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır. :)

O dönemlerde bu cümle sosyal medyada karşıma çıkardı ve ben hep “vazgeçmek” olarak algılardım.

Yıllar içerisinde ise ne anlatılmak istendiğini daha iyi anladım.

Belki de o dönem biraz fazla işin peşine düşmüş olabilirdim.

Çünkü ne yaptıysam alamadığım bir iş, proje ya da kazanamadığım bir müşteri…

Belki o zaman olmadı ama yıllar içerisinde mutlaka bana başka bir kazanç sağladı.

Bazen de tüm şartlarımı zorlayarak aldığım bir iş, proje veya müşteri; hiç beklemediğim kadar büyük bir pişmanlığa dönüştü.

İşte o zaman anladım ki aslında burada “vazgeçmek” anlatılmıyormuş.

Bazen sadece durmasını bilmek gerekiyormuş.

İşiniz için yapabileceğiniz en iyi takibi yaptıysanız, belki de artık durmanın zamanıdır.

Her işte olmasın. Her projede o zaman olmasın. Her müşteri bugün kazanılmasın.

Zamanı vardır mutlaka.

Bugün TMA’nın sahadaki yolculuğunda sahip olduğum birçok müşteriyi ve deneyimi, o yıllardaki “vazgeçmeme” halime borçluyum.

Yıllarca kendimi hatırlatmak için aradığım, zaman zaman ya da sık sık çalıştığım ve hâlâ birlikte olduğum müşterilerim oldu.

Ama bir de rutin olarak;

“Nasılsınız?” “Bizimle ilgili bir ihtiyacınız var mı?” “Kendimizi hatırlatalım istedik.”

diyerek aradığım, 10-15 dakikalık ziyaretler yaptığım ama yıllarca hiç çalışmadığım müşteriler oldu.

Sonra hiç beklemediğim bir anda, hiç beklemediğim bir projede yollarımız kesişti.

Ticaret yaparken insan gerçekten her şeyi tecrübe ediyor.

Bazen en kötü deneyimlerimiz, zarar ettiğimiz işler ve yanlış kararlarımız; yıllar sonra yaptığımız en güzel ve en kârlı işlere vesile oluyor.

O yüzden bugün geldiğim noktada şunu düşünüyorum:

İş hayatında tüm şartları zorlamak da güzel bir şey. Durup zamanını beklemek de…

Asıl mesele galiba hangisini ne zaman yapacağını bilmek.

Ben bunu yıllardır organizasyon ekibime, zaman zaman sahada yönettiğim tanıtım ekiplerine de anlatıyorum ve anlatmaya devam edeceğim:

Elinizden gelenin en iyisini yapın. Takibinizi yapın. Çabanızı gösterin. Ama bazen durmayı da bilin.

Çünkü bazı şeyler sizin vazgeçtiğiniz için değil, henüz zamanı gelmediği için olmuyordur.

Peki sizin de iş hayatında böyle bir tecrübeniz oldu mu?

Çok uğraştığınız ama yıllar sonra karşılığını aldığınız bir iş… Ya da çok zorlayarak aldığınız ve sonrasında “keşke almasaydım” dediğiniz bir proje?


Lütfen Bekleyin